ÇOCUK BAKIMININ GELECEĞİ

1920 senesinde bir anneye veya babaya tek kullanımlık bebek bezinden veya ekspres sterilizörden bahsetmiş olsaydınız, "Hee, tabi tabi, görürsem söylerim" derdi. Siz on kere vallah da deseniz, yemin de etseniz inandırmanız zor olurdu. Fakat bugün bu teknolojiler mevcut ve gayet olağan. Peki şimdi ben sizi çocuk bakımında geleceğe götürsem, ne dersiniz? Mesela 2050'ye filan? İlki … Okumaya devam edin ÇOCUK BAKIMININ GELECEĞİ

BU YAZIN “EN”leri – 2013

EN BAŞARILI BAKICI: Bodrum'da 2+1 çocuk bakan kadın... Bunlardan ikisi ikiz ve 1,5 yaşında, diğeri 5 yaşında, toplam üç veletti. Ve kadın bir kez olsun ne kontrolü kaybetti ne sinirlendi. Saygı duydum. EN GICIK ÇOCUK: Hepsi EN SABIRLI ANNE: Benim annem ve eşim paylaştılar bu ödülü (Çok huysuzdum bu yaz) EN KIL HAREKET: Denize binbir … Okumaya devam edin BU YAZIN “EN”leri – 2013

Bu Yazıya Başlık Bulamadım

Bir süredir yazamıyordum. Sizlerden gel(me)yen yoğun talep üzerine yazma olayına dönme kararı aldım. Bu yaz malum zivziv gezdim. Bi sürü malzeme çıktı yazacak ama hepsini unuttum. Biri hariç. Eşim ve oğlum Yaz boyu Çeşme'de takıldıkları için bende haftasonlarımın hepsini orada geçirdim. Geçen sene Ilıca Halk Plajı'ndan (IHP) bahsetmiştim (bakınız "Sadeliğin Dayanılmaz Hafifliği"), bu sene başka … Okumaya devam edin Bu Yazıya Başlık Bulamadım

KUMDAN KALELER

Mevsimi gelmişken denizden ilham alarak yazayım dedim. Malum, ben gözlemlediklerimi yazmayı seviyorum (hayal gücü pert), son zamanlarda haftasonları düzenli olarak deniz kenarında olunca malzemede oradan çıkıyor. Sabahın köründe uzun bir sahilde yürüyüş yaparken ne görürsünüz? İşte deniz geliyo hış huş dalgalar vuruyo kumlara, kumsal selam verir gibi hafif eğilmiş denize yol veriyor, sular kumlara inceden … Okumaya devam edin KUMDAN KALELER

KOYUNLARIN SESSİZLİĞİ

Mucizelere inanır mısınız? Ben işime gelince inanırım, işime gelmeyince inanmam. Daha doğrusu öyley-dim. Artık inanıyorum, çünkü bir tanesi çok yakın zamanda başıma geldi. Hani kurban bayramının hikayesi vardır ya, hepimiz en az ilkokulda okumuşuzdur. Özetle hatırlatıyorum, İbrahim eşi Sara'dan bir çocuğu olması için adak adar. Tanrı'da İbrahim'den oğlu İshak'ı kurban etmesini ister karşılığında ve İbrahim'in … Okumaya devam edin KOYUNLARIN SESSİZLİĞİ

MUHİTTİN ABİ -3

Sevgili Muhittin Abi, Karım bana ilgi ve sevgi gösteriyor, ne yapacağımı bilemiyorum. Bu durum iki hafta kadar önce başladı. Bana "Gel seni bir öpiyim", "Aşkım benim, seni çok seviyorum" gibi şeyler söylemekle kalmıyor, bazen bana nedensiz sarılıp güzel şeyler söylüyor. E bunda ne var evladım, ne güzel işte karın sana sevgisini gösteriyor, diceksin biliyorum ama … Okumaya devam edin MUHİTTİN ABİ -3

5. ELEMENT

İddia ediyorum, İsa'nın kutsal kasesindeki şarap marap değildi. Çorbaydı! Evet, bildiğiniz çorba! Artık ezogelin miydi, mercimek miydi, tarhana mıydı bilmem, ama çorbaydı, eminim. Cennette vaadedilen ırmaklardan süzme bal, günlük süt filan aktığı da doğru değil. Onlardan da çorba akıyor. Efsanelerde Vampirlere atılan kutsal su da tamamen uydurma. Gerçekte vampirlere atılan işkembe çorbasıydı. Böyle bol sarımsaklı, … Okumaya devam edin 5. ELEMENT

BİİRKİİÜÜÇ YETMEZ DÖÖRTBEEŞALTI OLSUN

"Ali'yle Ayşe yaz tatilinde tanışmışlaaar. Birbirlerini görür görmez aşık olmuşlaar. Gel zaman git zaman, gün gelip çatmış evlenmeye karar vermişleer, ve çok şirin bir düğünle hayatlarını birleştirmişleeer. Ali'yle Ayşe'nin iki çocuğu olmuş, bir kız, bir de erkeeek. Minik bahçeli evlerinde güle oynaya hep beraber yaşamışlaar..." Yukarıda ki kelime sonu yavşama efekti, masal tadında okunması amacını … Okumaya devam edin BİİRKİİÜÜÇ YETMEZ DÖÖRTBEEŞALTI OLSUN

AY LAV YU CASTİN

"Bu dünyada iki tip insan vardır. Bir, Castin'i sevenler; iki, Castin'i sevmeyenler." - Patrişya Malet, Castin'in Annesi Ben Castin gördüm. Bu cümleyi kurabilmek bile çok büyük bir ayrıcalık. Ailemizin minik prensesi olan 11 yaşındaki yeğenim Damla beni Castin konserine götürdü. O akşam yaşadıklarımı tüm baba, amca, ve dayıgillere örnek teşkil etmesi için paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz … Okumaya devam edin AY LAV YU CASTİN

ANTAKYA

Bu yazıyı 2007'de Michigan'da çıkan, sevgili Erol Ahmed'in editörlüğünü yaptığı, Anatolian Voice dergisine yazmıştım. Son zamanlarda bir kaç kere bahsi geçti, ben de açıp tekrar okudum. Bahsettiği konunun hala güncel olduğunu farkedince değiştirmeden tekrar paylaşmak istedim. O zamanlar babba değildim, şimdi öyleyim. Okurken, yazının sonunda aslında (bilmeden) 2007'deki "ben"in 2013'teki "bana" tavsiye vermiş olduğunu farkettim. … Okumaya devam edin ANTAKYA